Güncel

Turgut Cansever, Cumhuriyet Dönemi Türkiyesi’nin en özgün ve muhalif duruşlarından birinin sahibi. O hem 1940’lardan başlayarak aktif bir mimarlık yaşamı sürdürdü, hem de fiziksel çevrenin biçimlenmesi konusunda düşünceler üretti; en önemlisi, mimarlığı eksen alan bir kültürel eleştiri kariyeri inşa etti. Kent ölçeğinden tek yapıya uzanan bir çerçevede inşa edilmiş alanı Türkiye’nin kültürel değişim gerçekleri bağlamında okumaya çalıştı. Onun ülkenin modernleşme ve kentleşme süreçlerinden Batılılaşma’ya, kitlesel konut gereksinmesine ve teknolojiye dek üzerinde durmadığı hemen hiçbir tartışma başlığı yok. Dönüşüm, modernleşme ve mimarlığı, Türk toplumunun kültürel yapıtaşlarından olan İslami inanç ve düşünce kaynaklarıyla yeniden kavramaya çalışmasıysa yaşamsal önem taşıyor. Onun yaklaşımı, güncel Türkiye’nin mimarlığı ve en genelde tüm kültürel yaratımı düşünmeye, radikal ve travmatik bir “unutuş” yerine, sakin, dingin ve soğukkanlı bir “hatırlama” üzerinden başlamasını öneriyor.