Yeni Binanın Onayı Alınıyor
Osmanlı Bankası'nın giderek güç kazanmasıyla birlikte, yeni
Genel Müdür Sir Edgar Vincent'ın hayali bankanın ihtişamına
yakışır bir yeni binanın inşasıydı. İkiz bina olarak tasarlanan
yapının arsası, 1889 yılında Tütün Rejisi tarafından satın
alındı. İki ay sonra, Osmanlı Bankası Genel Müdürlüğü'nün
arsaya ortak olarak kendine yeni bir bina inşa ettirmesine
karar verildi. Bankanın Genel Müdürü Sir Edgar Vincent, 7
Şubat 1890'da Paris Komitesi üyelerinden Theodore Berger'e
bir mektup yazarak, yeni bir şube inşa etmek için arsanın
yarısının satın alınmasını teklif etti. Birkaç gün sonra,
13 Şubat 1890'da, Paris ve Londra komitelerinin
onayı İstanbul'a bildirildi. Artık inşaat başlayabilecekti.
"Bank-ı Osmanî-i Şahane"de
Doğu ve Batının İzleri
Mimar Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen bina, 3 Eylül
1890 tarihli plana gore, bodrum katında mahzen, depo ve ahırlar;
zeminin altındaki katta, Londra'da dönemin en ünlü kasa imalatçısı
Samuel Chatwood'a sipariş edilen ve adını dönemin 20 kuruşluk
sikkelerinden alan mecidiye kasası ile yemekhane; zemin katında
şube mekanı; birinci katta Genel Müdürün özel ve makam odalarının
yanı sıra, sekreter ve tercümanların büroları; ikinci katta
muhasebe şefi ve servisi, Hükümet Nazırı ve müfettişlik odaları;
tavan arasında ise iaşe dairesi, arşiv servisi ve hizmetli
odalarından oluşmaktaydı.
27 Mayıs 1892 yılında törenle hizmete girmesi ve bir kaç
gün sonra da bankanın Saint Pierre (Sen Piyer) handaki 13
ton ağırlığındaki 1,5 milyon liralık altın rezervi yeni mekana
taşınması haberleri dönemin yerli ve yabancı basınında yer
alır.
Galata'nın siluetinde önemli bir yer tutan binanın en ilginç
yanı, ön ve arka cephelerinde görülen tarz farklılığıdır.
Voyvoda Caddesi'ne yani Galata'ya bakan ön cephede kullanılan
neoklasik ve neorönesans tarzlar, dönemin Avrupa'sında bir
banka merkezinden beklenen görkemi ve ağırbaşlılığı yansıtır.
Perşembe Pazarı'na yani Haliç'in ötesindeki eski İstanbul'a
bakan arka cephe ise çok daha hareketli, hatta belirli ölçüde
oryantalist çizgiler taşımaktadır. İki cephe arasındaki bu
farklılık, bankanın batı ve doğu arasındaki konumunu simgeler
gibidir. Şehrin görüntüsüne yansıyan bu mimari dil, giriş
avlusunda karşılıklı yer alan kitabelerde de kullanılmaktadır.
Kitabelerden birinde yer alan Latince alıntı, dostluğun önemini
vurgulamakta; Arapça olanı ise para kazanmayı övmektedir.
 |
 |
Dostlardan aldığın her şey kaderin dışında
kalır; Ancak vermiş oldukların her zaman için servetin
olacaktır.
Martialis, Epigrammata, V, 42. |
Para kazanan Allah'ın sevgili kuludur. |
"Bank-ı Osmanî-i Şahane" Yaşıyor
100 yılı aşkın bir süreyi geride bırakan bina, 2000 yılından
itibaren Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi'ni ağırlamaya
başladı. Beyoğlu ve Galata semtlerine kazandırılmaya çalışılan
yeni kimliğe başlangıç niteliği taşıyan girişim, tarihle kültürün
iç içe yaşadığı bir merkezin kurulması yolunda önemli bir
adımı oluşturdu. Bina, Osmanlı Bankası Müzesi'ne de evsahipliği yapıyor.

Kaynakça 
Edhem Eldem; 135 Yıllık Bir Hazine, Osmanlı Bankası Arşivinde
Tarihten İzler, İstanbul, 1997
Neşe Yıldıran;
"Dış Borçlanmada 33 Yıllık Birliktelik ve Doğu-Batı Ekseninde
Bir İkiz Bina: Tütün Rejisi ve Bank-ı Osmani-i Şahane"
derl. Zeynep Rona, Osman Hamdi Bey ve Dönemi, İstanbul, Tarih
Vakfı Yurt Yayınları, 1993
|