Son yıllarda Türkiye’de geçmişe ve kimlik konusuna artan ilgiye koşut olarak, sözlü tarih ve bellek çalışmalarına yönelik merak ve bu konudaki araştırmalar da arttı. Göreceli olarak yeni ve disiplinlerarası bir alan olan sözlü tarih ve bellek çalışmaları, Türkiye’de henüz fazla kurumsallaşmadı. Yalnızca birkaç üniversitede bu konuda ders veriliyor. Sivil toplum kuruluşları ve medya da konuya ilgi duyuyor, fakat bu konuda Türkçe yayın ve eğitim sınırlı. Türkiye’de kurumsallaşması çok eskiye dayanan tarih disiplini ile sözlü tarih ve bellek çalışmaları çok yakın alanlar olmakla birlikte, ortak projeler pek az. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş kuşağının kaybedildiği, Cumhuriyet kuşağının da şu anda 80’li yaşlarda olduğu düşünülürse, Türkiye’de sözlü tarih çalışmalarının gelişmemiş olması büyük bir kayıp. Hem toplum hem de birey olarak geçmişimizi tanımamızın, güncel, toplumsal ve bireysel sorunlarımızı anlamamızın önemli bir yolu, bireysel, ailevi ve toplumsal yaşam öyküsü ve anlatılarımızın kaydedilerek yorumlanmasından geçiyor. Bu alanın profesyonelleşmesi, kurumsallaşması, aynı zamanda da sıradan insanların belleğini önemseyen sözlü tarih yönteminin, yine sıradan insanların ulaşabileceği bir yöntem ve araştırma alanı olması gerekiyor.
Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi, Sabancı Üniversitesi’nin işbirliğiyle, hem tarih ve sözlü tarih/bellek çalışmaları alanlarını buluşturmak, hem de sözlü tarih konusunda eğitim, araştırma, arşiv ve sergi/yayın yapmak amacıyla, bazı etkinlikler gerçekleştiriyor.