Yayınlarımız

Çalışan Kadından Bir Kesit: (1911-1934) Osmanlı Bankası Kadın Personeli
Laurence Ammour, Lorans Tanatar Baruh

Tarih ve Toplum, Mart 1999, no: 183, İstanbul

Boğazlar Kumandanı Asaf Paşa'nın kızı Behiye, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahanede göz doktoru Dikran Bey'in kızı Zaruhi Acemiyan, Rusya'nın Halep Konsolosu Michel Yakimansky'nin kızı Irène Yakimansky (1), pamuk tüccarı Joseph Huri'nin kızı Adèle Huri, polis komiseri Tevfik Bey'in kızı Bedriye, avukat Hasan Tahsin'in kızı Meryem Muazzez [Berkand], şapkacı Antoine'ın kızı Pierrette Alyanaki, Osmanlı Bankası emektarlarından Hilarion Pech'in kızı Alba Pech, komisyoncu Robert Filozof'un kızı Elsa Filozof, bahçıvan Alexandre'ın kızı Athanassia Fasulakis, Cemile Sultan'ın torunu Mevhibe Cellaleddin... Hepsi hayatlarının bir dönemini Osmanlı Bankasında geçirmiş kadınlar.

Yakında araştırmacılara açılacak olan Osmanlı Bankası'nın Arşivlerinin (OBA) en renkli kısmını kuşkusuz personel dosyaları teşkil eder. Kişinin giriş imtihanı, çalıştığı seneler, servisler, şubeler, maaşı ve teftiş raporları gibi sicil bilgilerinin yanısıra kişinin kendisi ve ailesi üzerine ayrıntılı bilgiler içeren personel giriş formunun, boy fotoğrafının, bağlı olduğu dini kurumdan doğum sertifikasının, milliyetini tescil eden belgenin, referans mektuplarının veya herhangi bir nedenle banka idaresine yazılmış mektupların hepsini bir araya toplayan bu dosyalar çalışanlarının yaşamından bir kesit oluşturmayı sağlamakta ve bankanın insani boyutunu gözler önüne sermektedir. Bir arşivin özel bir bölümü olarak kuruluşundan itibaren tutulmuş olan personel dosyaları içerdikleri bilgiler açısından 1890'dan sonra zenginleşmekte, 1906'dan sonra ise 'mükemmel' bir bilgi kaynağı haline gelmekte (2) ve Osmanlıdan Cumhuriyet'e uzanan bir zaman diliminde toplumun bir kesitine mercekle bakabilme imkanını sunmaktadır.

Çalışmamız, Osmanlı Bankası'nın kuruluşundan 1930'lu senelere kadar giriş yapanlar arasında marjinal kalan bir grubu, kadın personeli incelemektedir. Geç Osmanlı ve erken dönem Cumhuriyet tarihinin çalkantılı, bir o kadar da zengin ve renkli bir dönemini teşkil eden bu yılların personel dosyaları, siyasal ortamın insanın günlük hayatına yansımasını satır aralarından yakalayabilmemizi sağlamaktadır. Tasnifi tamamlanmış ve araştırmacılara açılacak olan 6.000 kadar dosya da bu döneme ait olanlardır (3). İncelenen dönemde kadın çalışanlarının bütün personele oranı %4'tür. Kadın personelin tümüne ait toplam 241 dosyanın incelenmesi neticesinde bunların ancak 226'sının fiilen çalıştığını görmekteyiz. Diğerleri ise çeşitli sebeblerden işe başlamamış veya başvuruları olumlu karşılanmamıştır. İncelememiz bu 226 dosyayı kapsamaktadır.

Osmanlı Bankası, dönemin çeşitliliğini yansıtacak şekilde hemen her milletten insanın çalıştığı bir yerdir. Arşivdeki dosyaları karıştırdığımızda İspanyol, İngiliz, Macar, Yunanlı, İsviçreli, Avusturyalı, Yugoslav, Suriyeli, Çekoslavak, Mısırlı ve Filistinli kadınlarla karşılaşılır. Fakat, 1911-1934 seneleri arasında işe giriş yapan kadınların %55'i Osmanlı veya Türk vatandaşıdır. Fransızların % 15 ile ikinci sırayı aldıkları ve onları 1920'lerden itibaren Istanbul'a sığınmış Beyaz Rusların (%7) ve İtalyanların (%6) takip ettiği anlaşılmaktadır.

Bankada çalışan memurelerin etnik köken ve din dağılımında da aynı çeşitliliği gözlemlemek mümkündür. Personel dosyalarında Katolik mezhebine (% 33) bağlı Levantenlerden Marunilere (2 kadın) değin geniş bir yelpazeye tanık olunmaktadır. Bankaya girmeleri daha sonraki yıllarda gerçekleşse de ikinci önemli grubu teşkil eden Müslüman kadınlar (% 24), Yahudiler (% 17), Katolik, Gregoryen veya Protestan Ermeniler (% 6), Ortodoks Kilisesine bağlı (% 16) Rum veya Rus kadınlar bu yelpazeye dahil olmaktadırlar.

Bu derece farklı köken ve milletten oluşan kadın personelin % 76'sının bekar olması gerçekten de çarpıcı. Evli ve dulların oranı % 5 ila 6 arasındayken, eşinden ayrılmış kadınların daha düşük bir oranda (% 4) çalışmakta olduğu görülmektedir. Diğer yandan, bankada çalışırken evlenen kadınlar da % 5 gibi bir grubu temsil etmektedir. Evli olan veya başından evlilik geçmiş kadınların yarısının çocuğu bulunmaktadır. Çocuklu olanların çoğunluğunu oluşturan Müslüman ve Katolik kadınlar genelde tek çocuk sahibi. İki çocuk sahibi 4 kadın varken, tüm kadın personel arasında yalnızca dul bir kadının üç çocuğu var. Ortodoks kadın çocuklu çalışanlar arasında azılığı teşkil ederken, çocuklu kadın personel arasında Yahudi ve Ermeni kadınının hemen hemen hiç görülmemesi dönemin farklı aile yapılarının bir yansıması olarak da algılanabilmektedir.

Farklılık ve çeşitliliğin gözlendiği bir diğer konu ise kadınların almış oldukları eğitimdir. Gerek evde, gerek dışarıda farklı eğitim kurumlarında, çoğu zaman da birkaç okul değiştirerek aldıkları eğitimi sınıflandırmanın imkanını bulamadık. Çoğu kadın dini okullarda eğitim görürken (Ermeni, Rum, Katolik), bazıları Alman Lisesi, Amerikan ve İngiliz Kolejleri, Avusturya Lisesi gibi yabancı okullarda okumuşlar, bazıları ise (20 kadının) eğitimlerinin bir döneminde evde özel dersler almışlardır. Yahudilerin ise çoğunluğu (37 kadından 24'ü) "iyi anneler yetiştirmeyi" (4) amaç edinen Alliance Israelite Universelle (5) okullarında eğitimlerini sürdürmüşlerdir. Müslümanların ise bir kısmı (12 kişi) Feyziye, Rüşdiye, Sultaniye mekteplerinden geçmiş, çoğu ise yabancı veya Notre Dame de Sion, Saint-Joseph, Haydarpaşa Sainte-Euphémie gibi Katolik okullarına devam etmişlerdir. Bankada bir sure çalışan Rus kadınları ise daha yüksek bir eğitime sahipler. Çarlık Rusyası saray erkanı, subay ve üst düzey bürokrat kızlarının ülkelerinde veya Avrupa'da üniversite eğitimi almış oldukları gözlenmektedir.

Dönemin Osmanlı Bankası'nda, Fransızca, kullanılan başlıca dil olmuştur. İşe alınan kadın personelin %95'inin bu dili konuşup yazdığı görülmektedir. Fransızca'yı bilmeyenleri inceleyecek olursak Müslüman kadınların % 5'inin bu dili hiç bilmediği, 14'ünün ise az bildiği ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan, İngiltere mandası altında bulunan Jaffa'da çalışan memurelerle, cam temizliği veya stajyerlere ayrılan lojman görevlisi olarak çalışan kadınlar bu dili bilmemektedirler. Bankanın personel giriş formlarında veya teftiş raporlarında konuşulan ve yazılan dilleri incelediğimizde Türkçe (%65), Rumca (%54) ve İngilizce (%35) en çok konuşulan diller olarak ortaya çıkmaktadır. Fransızca ve Türkçe'nin yanında Rumca'nın hemen her dine mensup kadın tarafından konuşulması günlük hayattaki kullanımının ne denli yaygın olduğunun göstergesidir. İtalyanca (%19), Almanca (%17), İspanyolca diye geçen ve Yahudilerin kullandığı Judeo-İspanyolca (%9) ise daha az konuşulan diller olmaktadır. Ermenice, Jaffa'da konuşulan İbranice ve "diğer" adı altında değerlendirdiğimiz Rusça, Rumence, Macarca, Lehçe, Çerkezce belirtilen farklı diller arasında sayılabilir. Okuryazarlıkta İngilizce %35 ile ikinci sırayı alırken aynen Fransızca gibi konuşanların bu dili yazmayı da bildikleri gözlenmektedir. Türkçe ise %34 ile İngilizce'nin hemen arkasından gelmektedir. İtalyanca ve Rumca aynı oranda (% 11) bilinirken, Almanca (%13), İspanyolca yani Judeo-İspanyolca (%3) ve Ermenicenin (%4) de bilindiğini gözlemlemekteyiz. Filistin ve Arap topraklarında çalışanların bildiği diller olan İbranice ve Arapça konuşma dilinde kalmakta ve İbranice konuşan 4 kişiden biri, Arapça'yı ise konuşan 15 kişiden ikisi bu dili yazdığını belirtmektedir.

İlk işe alınan kadın , 29 Temmuz 1911'de kurulan (6) "service des dames turques" de -Müslüman Hanımlar Servisi- hizmet vermek üzere bankaya girmiş ve 1921'e kadar kesintisiz bu serviste çalışmıştır. Daha önce Galata'da başka bir bankada, Crédit Lyonnais'de çalışırken, böyle bir servisin açılacağını duyup Osmanlı Bankası'na başvuran Annette Zundo Osmanlı vatandaşıdır. 52 yaşında, dul ve bir çocuklu olan bu kişinin dosyasında Türkçe, Rumca, Fransızca ve İtalyanca konuştuğu, Fransızca okuryazar olduğu belirtilmektedir. Elimizde fotografı bulumayan ve 11 altın lira ile işe başlayan Annette Zundo'nun, sağlık durumunun çalışmasına elvermemesinden dolayı, 1921'de işine banka tarafından son verilmiş, yerine Feride Şevket Hanım alınmıştır. Aynı zamanda Osmanlı Bankası'na giren ilk Müslüman kadın olan bu hanım 1921 Ekimine kadar Müslüman kadınlara gişe hizmeti vermiştir. 1921'de istifa ettiğinde, banka yetkilileri, yerine başka memur almamış ve lüzumu gittikçe azalan bu servisi kapatmışlardır.

İncelenen dosyalar arasında en yakın zamana kadar çalışmış olan kadın, 1930 senesinde giriş yapmış ve çeşitli servis ve şubelerde çalıştıktan sonra 1964'te Beyoğlu muhasebe servisinde çalışırken işinden çıkarılmış olan İclal Güral Tolan'dır. Kadın personelin bankada kalma süresinin ortalama 5,5 sene olduğu görünmektedir. % 23,45'i bir seneden az çalışırken, yalnızca 10 kadın (% 0,44) 25 senenin üzerinde çalışmıştır. En uzun çalışan kişi Adrine Donelyan, 1920'den 1957'ye Merkez Şube'de görev almış ve 69 yaşında yaş haddinden emekliye ayrılmıştır.

1911'de başlayan Annette Zundo'dan sonra ancak 1917'de bir kadın işe alınmıştır. Söz konusu olan Rachel Abraham, idari işler servisinin camlarının temizliği için, vefat eden kayınpederi yerine 3,5 altın liraya işe alınmış ve 1920'ye kadar görevini sürdürmüştür. 1918'de ise işe başlayan Marie Schneider bankanın farklı servislerinde çalışmış ilk kadın olma özelliğini taşımaktadır. Osmanlı vatandaşı olan Schneider, 30 yaşında işe başlamış ve 1923'e kadar Merkez Şubede tercüme bürosu, operasyon ve şubeler teftişinde daktilograf olarak çalışmıştır. Aynı senede giren Makruhi Şabanyan ise Sıvas şubesinde veznedar yardımcısı olarak görev almaktadır, daha sonra Istanbul'a gelerek 1924'e kadar Galata'da kambiyo servisinde çalışmıştır. 1919'dan itibaren girişler artmış ve böylelikle başta mecburiyetten veya ihtiyaçtan alınan kadın personelin istihdamı gittikçe önem kazanmıştır. 1919'da işe başlayan 18 kadın arasında 7 Osmanlı, 7 Fransız, 1 Suriyeli, 2 Yunanlı ve 1 İngiliz bulunmaktadır. İlk Müslüman kadının Osmanlı Bankası'na girmesi için bir sene sonra Şevket Feride Hanımın'ın işe alınışını beklemek gerekecektir. Her ne kadar ikinci Müslüman kadın Bankaya 1922'de girmişse de asıl girişler 1924'ten sonra başlamıştır. 1920'den itibaren ise, Osmanlı Bankası Istanbul'a sığınan Beyaz Ordu subay eşleri ve kızlarının ekmek paralarını kazanabilmek için başvurdukları bir kapıdır.

Kadınların işe başlama yaşı ortalama 25 olmuştur. En gençleri 16 yaşında işe başlarken, banka 50 yaşın üzerindeki başvuruları da geri çevirmemiş, örneğin biri 50, diğeri ise 58 yaşındaki Philomene ve Virginie Rigo kardeşlerin her ikisini de işe almakta herhangi bir sakınca görmemiştir.

Çalışan kadınların çoğunlukta olduğu şehir tahmin edilebileceği gibi Istanbul'dur (% 68). Voyvoda Caddesi'ndeki Genel Müdürlük binasında yer alan Merkez Şube (7) kadın personelin yarısından fazlasını (% 54) barındırırken, Haliç'in diğer yakasında yer alan Yenicami şubesi % 14 gibi bir oranla kadın yoğunluğunda üçüncü şube olmuştur. Anadolu'da İzmir, Istanbul-Yenicami'ye eş bir orana sahipken, Mersin ve Samsun gibi diğer liman şehirlerinde incelenen dönem içerisinde 5 ila 4 kadına rastlanmaktadır. Aynı senelerde, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni başkenti Ankara şubesi bile ancak 2 kadın çalıştırmaktadır. Beyoğlu, Adana, Adapazarı, Bursa, Kastamonu, Edirne, Kırklareli, Konya, Tekirdağ, Sıvas şubelerinde ise birer kadın görünmektedir. Osmanlı Bankası yalnızca Anadolu'da değil Amman, Beyrut, Hayfa, Yafa, Kudüs ve Kahire şubelerinde de kadın personel çalıştırmakta, özellikle Kahire'de 9 gibi önemli bir sayıya (%4) ulaşmaktadır.

Kadınları hemen her serviste, hesabı cari ve avans, muhasebe, hukuk işleri, kambiyo, emtia, muhaberat, tercüme, menkul değerler, tahvilat, istihbarat, personel, emekli sandığında veya genel müdür sekreteri olarak görmekteyiz. Yaptıkları işler eğitimlerine göre daktilo, tasnif, kayıt, defter tutma, tercüme, gişe hizmeti, sekreterlik, kupon sayma türünde işlerdir. İncelediğimiz 226 kadın içinden yalnızca biri, Nihal Rauf Atakan Yenicami şubesinde 1938'den istifasına kadar (8) havale servisinin şefliğini yürütmüştür. Büyükada ilk mektebinde ve Saint-Antoine'da (9) 3 sene okuduktan sonra Beyoğlu'nda Sainte-Elisabeth'de (10) eğitimine devam etmiştir. Kendisi personel giriş formunda Türkçe, Fransızca ve Rumca'yı konuştuğu, Fransızca ve Türkçe'de de okuryazar olduğunu belirtiyor.

Osmanlı Bankası'ndaki kadın memurların maaşlarına değinecek olursak, ödemeler 1949 senesine kadar altın lira (11) üzerinden yapılmıştır. Kadın personelin ilk girişte aldığı maaş 6-8 altın lirayı bulmakta, yevmiye ile çalışanlar ise günde 40 kuruş almaktaydılar. Bu maaş Beyrut'ta 5 altın liraya, Kahire'de ise 3,38 altın liraya, düşebilmekteydi. Ancak, tabii ki bu maaş eğitim ve tecrübeye göre değişmekte ve bir Genel Müdür Sekreterinin maaşı 16 altın liraya kadar yükselebilmektedir. Kadınların aldıkları maaşları erkeklerinki ile karşılaştırma zorluğu personel hareketlerinin servis değişimlerini yansıtmasından ve yapılan işlerin, alınan sorumlulukların açık bir şekilde belirtilmemesinden kaynaklanmaktadır. Ancak, genelde Yönetim Kurulu kararlarına bakıldığında erkeklerin de aynı maaşlarla bankada memur olarak işe başlayabildikleri görülmektedir.
İşten ayrılma nedenlerinin başında işten çıkarılma görünmektedir. 80 kadının (% 35) işine çeşitli nedenlerden dolayı son verilmiştir. Çalışma veriminin düşük olması, sağlık sorunlarından dolayı almış oldukları uzun izinlerinin ardından (12) kadınların işlerine dönmemesi, banka için kişiyi işten çıkarma nedeni olabilmektedir. Bunların yanısıra, dönemin Genel Müdürü Sorbier de Pougnadoresse'in 1928'de Konya şubesine yolladığı yazıda (13) belirttiği gibi, gayrı Müslim oranının düşürülme zorunluluğu veya şubelerde kadın personel oranının düşürülme isteği de birer gerekçe olarak kullanılmaktadır. 1925 Martında yenilenen sözleşmeye yapılan ekin 5. Maddesi uyarınca Osmanlı Bankası'nın 5 yıl içerisinde personelin % 60'ının Müslüman Türklerden oluşturmasını öngörmesi (14) üzerine, 1929'da Genel Müdür, Istanbul milletvekili Edip Servet'in Anna Papazian'ın işine son verilmemesi için yazdığı mektuba cevaben kaleme aldığı yazıda şöyle demektedir: "Kendisini Bankada tutmamıza imkan yoktur; çünkü sizin de bildiğiniz gibi, Müslüman Türk personeli işe almak durumundayız. Yine aynı nedenden dolayı işten çıkarmalar da bu kategoriye girmeyen personelden yapılmaktadı" (15). İstifa nedenlerinin başında ise sırasıyla sağlık sorunu, daha iyi kazanç getiren bir iş (16), ailevi nedenler, evlilik ve başka bir ülkeye yerleşme yer almaktadır. İçlerinden biri çalışma ihtiyacının kalmamasından dolayı istifa ettiğini belirtirken, iki kişi de eğitimlerine devam etmeyi amaçlamaktaydılar.

Son olarak değinmek istediğimiz nokta, Banka personelinin Genel Müdürlük tarafından en ince detaya kadar takip edildiğidir. Bu bağlamda, Merkez, personel ile "pederane" bir ilişki yürütmektedir. Örneğin Osmanlı Bankası, savaş yüzünden zor durumda kalan personelinin yanında olmuştur. Kadın personel dosyalarının sayfaları arasında gezinirken Osmanlı Bankası'nın, İzmir'in 1922'de alınmasıyla birlikte şubede çalışan ve şehri terk etmek zorunda kalan Fransız Yvonne Albinona, Marcelle Guys ve Çekoslovak Maritza Aperghi'yi işten çıkarmasına rağmen içinde bulundukları zor durumu göz önüne alarak, 3 aylık maaşlarını ikramiye olarak vermeyi kabul ettiğine tanık olunmaktadır. Her iki tarafın da benimsediği bu "pederane" ilişki, en belirgin şekilde personelin Osmanlı Bankası idaresine yazdığı mektuplarda ortaya çıkmaktadır. Hatice Sabiha Hanım Osmanlı Bankası Müdüriyeti Umumiyesine bonservis talebi için yazdığı mektupta şöyle demektedir: "benim maişetimi temin edecek ne pederim, ne biraderim ne de zevcim vardır, kimsesiz bir kadınım. Onbir yaşında tam tahsil edecek bir sinde (17) erkek yetim bir çocuk benden ekmek ister. Tahsili için bütün teferruatına para lazımdır. Zavallı yetim ihtiyaç içinde ağlıyor, mektep kitaplarının ve sair havayici zaruriyesi çalışmamla temin olunacaktır çocuk üç gündür aç. Üç dört nüfusun aç kalmasına sebep oldunuz bu işi bir daha nasıl bulabileceğim." (18)

Personelin hayatının tüm detaylarını aktararak yardım için yalvarması, Merkezi idarenin de kişinin siciline göre yardım taleplerini değerlendirmesi "pederane" ilişkiyi canlı tutan bir mekanizmadır. Bunun bir diğer parçası da teftiş raporlarının üzerindeki değerlendirmelerdir. Çalışma verimliliği yanında kişinin karakteri, eğitimi, davranış şekli, hayat tarzı, şerefi üzerindeki görüşler önem arz etmektedir. Kadınlar için yapılan değerlendirmelerde karakterde "yumuşak başlı", "uysal", "yardımsever", "utangaç", yaşam tarzında "bir genç kızın yaşaması gerektiği gibi" nitelemeler olumlu sayılmakta, "asi"19, "hareketli", "sinirli" sıfatları ise olumsuzluk göstergesi olarak kullanılmakta ve bazı durumlarda kişinin, gişe hizmeti gibi toplumla iletişimde olacağı görevlere getirilmesini engelleyebilmektedir.

Kadın personel dosyalarından yola çıkarak yaptığımız bu çalışma kuşkusuz çok daha fazla detaylandırılabilir. Dosyalardaki farklı bilgiler, farklı şekillerde değerlendirilebileceği gibi diğer arşiv belgeleriyle karşılaştırılarak bazı konularda derinlemesine yapılacak çalışmalara açık bir kapı teşkil etmektedir.

Birikimini bizimle paylaşan Prof. Dr. Edhem Eldem'e ve çalışmamızın alt yapısını sağlayan Osmanlı Bankası Tarihi Araştırma Merkezi çalışanlarına teşekkürü bir borç biliriz.

Sayfa Başı

Yayınlarımız sayfasına dönüş


NOTLAR

1 1938'de Türk vatandaşlığına geçerek Leyla Koydan ismini alır.
2 Edhem Eldem, 135 Yıllık Bir Hazine. Osmanlı Bankası Arşivinde Tarihten İzler, Istanbul: Osmanlı Bankası A.Ş., 1997, s.263.
3 Liste için bkz. Edhem Eldem, Banque Impériale Ottomane. Inventaire commenté des archives, Istanbul: Institut Français d'Etudes Anatoliennes - Banque Ottomane, 1994.
4 Aron Rodrigue, Türkiye Yahudilerinin Batılılaşması, çev. İbrahim Yıldız, Ankara: Ayraç Yayınevi
5 Fransa'daki varlıklı, orta ve yüksek burjuvaziye mensup Yahudilerin once Kuzey Afrika, daha sonra da Orta Doğu'daki Yahudilere Fransız tipi bir modern eğitim götürmek için 1860 yılında kurdukları örgüt. Aykut Kansu, "Türkiye Yahudilerinin Eğitiminde Modernleşme ya da "Alliance" Okullarının Türkiye'deki İşlevi", Toplumsal Tarih, İstanbul: Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, Ocak 1998, Sayı 49, Cilt 9, s. 61.
6 OBA CDCR015, Yönetim Kurulu Kararları.1911, 24-29 Temmuz 1911.
7 Banka, Genel Müdürlük ile Merkez Şube arasında sistematik herhangi bir ayırım yapmamaktadır.
8 10,5 sene çalışmadan sonra, ikinci çocuğunun doğumu ile birlikte bünyesi işe dönmesini kaldıramadığından 1944'de istifa etmiştir. OBA, PP175. Personel Dosyası. 25 Aralık 1944 tarihli mektup.
9 Fransisken rahiplerin 1883'te açtığı Fransız katolik okulu. Kutluay Erdoğan, "Katolik Okulları", Istanbul Ansiklopedisi, cilt 4, s.491.
10 1872'den sonra açılan katolik ilkokulu. Aynı.
11 Banka altın lira kurunu 4,10233 olarak hesaplıyordu.
12 Ortalama 5,5 sene çalışmada 3 ay sağlık izni alınmış olduğu görünmektedir.
13 Fahrunissa Edhem'in işten çıkarılmasının nedenini bildirmektedir: "...işten çıkarılma nedeni personelin yeniden organizasyonu ve bunun sonucunda şubelerimizde olabildiğince az kadın personel bulundurmayı tercih ettiğimizdendir." OBA, PP208.
14 Aynı madde, Müslüman personelin maaşının toplam maaşın % 40'ına ulaşmasını öngörmektedir.
15 PP154, Personel Dosyası. Anna Papazian.
16 Özellikle Müslümanlar yeni kurulan bankalarda veya devlet dairelerinde daha iyi bir iş bulma imkanlarını yakalayabiliyorlardı.
17 Metinden aynen alınmıştır.
18 OBA, PP209. Personel dosyası. Hadidje Sabiha. 21.12.1930 tarihli mektup.
19 Mevhibe Celaleddin [Yazla] örneği için bkz. Edhem Eldem, 135 Yıllık Bir Hazine. Osmanlı Bankası Arşivinde Tarihten İzler, s.286.