|
Eldem, 20. yüzyıl Türkiye'sindeki tarihsel kişiliklerin olağanlaşamama halinin örneklerinden biri.
Siyasal bir kimliği olmadığı halde, siyasal önderlik rolü oynayanların takıldığı bariyere takılıyor. Yaşarken çekilmiş bir televizyon belgeselinde denildiği gibi,
"O Sinan'dan Sonraki En Önemli Türk Mimarı." Sadece bu bile ona nasıl bir kimlik biçildiğini gösteriyor: Eldem'in sırtında esaslı bir yük var.
"Sedad Hakkı Eldem II: Retrospektif" ise, Eldem'i o yükten kurtarıp historiyografik bir özne olarak yeniden gündeme taşımayı amaçlıyor. Burada Eldem herhangi biri gibi, ancak kuşkusuz, çok çalışkan, verimli ve çoğul uğraşlara sahip biri olarak inceleniyor. Bu incelemeyi kapsamlı kılansa, daha sağlığında efsaneleşmiş olan geniş özel arşivi. Dolayısıyla, kitapta kutsanan birşey varsa, o da Sedad Hakkı Eldem'den ve ürününden çok, arşivi... Kitabın eksenini de o arşive dayanan ve eksiksiz olması hedeflenmiş bir yapı ve projeler kataloğu oluşturuyor. Katalog, kitabın diğer metinlerini de kendi kronolojik mantığı bağlamında "taşıyor" ve Eldem'le tarihçileri buluşturuyor.


İlki 2007'de gerçekleştirilen ve farklı temalar çerçevesinde oluşturulan "Aydınlanma Sempozyumu" serisi, yetkin araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirilen bilimsel bir tartışma platformunda, aydınlanmanın hem tarihsel arka planını ve hem de güncel konumunu gündeme getirmek amacıyla, Osmanlı Bankası Müzesi tarafından hayata geçirildi. Serinin sonuncusunu oluşturan "Aydınlanma ve Ekonomi" sempozyumu, 10-11 Ekim 2008 tarihinde, Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taner Berksoy'un küratörlüğünde gerçekleştirildi.
Dördüncü sempozyum, büyük bir küresel ekonomik krizle simgelenen ilginç bir tarih noktasına rast geldi. Böylelikle, sempozyumda tartışılan konular üç ana tema etrafında şekillendi. Bunlardan birisinde, genel olarak Aydınlanma ve bu bağlamda Osmanlı tarihiyle günümüz değerlendirildi. Kapitalizm ve piyasa ekonomilerinin tarihsel gelişimi, salınımları konusundaki değerlendirmeler, ikinci ekseni oluşturdu. Üçüncü bir tartışma ekseni de, küresel kriz ve bu bağlamda Türkiye ekonomisinin güncel sorunlarının değerlendirilmesi oldu.
Kitap; Aydınlanma ana ekseni etrafında, iktisadi düzen, ekonomide özel kesim ve devletin rolleri, küreselleşme, küresel ve ulusal krizler gibi alt temalar etrafında toplanan tebliğlerden oluşuyor. Genel değerlendirmelerin yanı sıra Aydınlanma, küreselleşme, kriz ve benzeri temel referans noktaları açısından Türkiye ekonomisini, tarihi ve güncel boyutlarıyla ayrıntılı biçimde tartışmaya açıyor.


Sigorta, ticaretin gelişmesine paralel olarak artan riskler karşısında insanların, mallarını ve canlarını güvence altına alma ihtiyacından doğmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ise Akdeniz ticareti kanalıyla sigortayla tanışmıştır. 19. yüzyılın ortalarında ticaretin hızla artmasıyla birlikte Batı'nın önemli sigorta şirketleri Osmanlı topraklarında faaliyet göstermeye başlamıştır. Ticaretin ve özellikle deniz taşımacılığının risklerinden kuvvet bulan bu yeni sektör, kısa sürede dönemin diğer büyük risk faktörü yangına karşı da güvence olmuştur. Ardından hayat, kaza sigortası gibi daha özel alanlar gelişmeye başlamıştır. Ağırlıklı olarak David M. Kohen'in özel koleksiyonuna dayanarak düzenlenen ve Osmanlı İmparatorluğu'nda sigortacılığı konu eden "Mal Canın Yongasıdır: Davis M. Kohen Koleksiyonundan Belgelerle Osmanlı İmparatorluğu'nda Sigortacılık" sergisine eşlik eden bu kitap, dönemin belge ve objelerine dayanarak bu tarihsel süreci anlatmayı amaçlamaktadır.


Osmanlı Bankası Müzesi'nin, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman'ın küratörlüğünde, 11-12 Nisan 2008 tarihlerinde düzenlediği Aydınlanma Sempozyumu'nda "vatandaşlık" kavramı hem kuramsal düzeyde, hem de Türkiye örneği içinde tartışıldı. Vatandaşlığın, gerek bir "yasal statü", gerek bir "toplumsal/siyasal kimlik", gerekse de "haklar-özgürlükler-sorumluluklar ekseninde hareket eden bir toplumsal pratik" olarak içerdiği çokboyutlu ve çokkatmanlı yapısını çözümleyen sunuşlardan, tartışmalardan ve yorumlardan oluşan sempozyum, bu alanda bir ilk niteliğini taşıyordu.
2007 yılında başlatılan Aydınlanma Sempozyumlarının devamı niteliğindeki 3. sempozyumda, katılımcılar, "Aydınlanma ve Vatandaşlık - Türkiye'de Modernleşme ve Vatandaşlık, Vatandaşlık ve Demokratikleşme" başlığı altında kuramsal, tarihsel ve sosyolojik derinliği olan sunumlar yaptı ve bu sunumlar, verimli bir tartışma-yorum sürecine açıldı. Sunum ve tartışmalarla; Türkiye'nin yarını için çok önemli olan "çokkültürlü, farklılıkları tanıyan ama aynı zamanda aralarında ortak bir dil yaratmayı hedefleyen, hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alınmasını sağlayan" bir vatandaşlık anlayışının kuramsal çerçevesi çizilmeye çalışıldı. Sempozyum; "modern toplumlarda demokratik yönetim", "milliyetçilik ve köktenciliği harekete geçiren kimlik temelli çatışmalar", "sosyal adalet" ve "çevre" alanlarında yeni bir vatandaşlık bilincinin oluşması çağrısında da bulundu. Sempozyumun tebliğlerinin gözden geçirilmesi ve güncellenmesi temelinde yeniden yazılmasıyla ortaya çıkan makaleleri, bu kitapla daha geniş kitlelere sunarak, vatandaşlık tartışmalarının daha geniş bir katılımla sürdürülmesini umut ediyoruz.


Elinizde tuttuğunuz kitap, Garanti Galeri'nin (GG) 4 Nisan 2007 – 16 Kasım 2008 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 9 sergiyi bir araya getiriyor: GG, Osmanlı Bankası Müzesi işbirliği ile Turgut Cansever: Mimar ve Düşünce Adamı başlıklı retrospektif sergi düzenledi ve aynı başlığı taşıyan bir de kitap yayınladı...
İstanbul'un cadde ve sokaklarının isim tabelalarıyla, kapı numarası tabelaları, genel programından yazı karakterine dek, özgün bir tasarım konseptiyle yenilendi. "İstanbul'u Tabeladan Okumak" isimli sergide bu yeni bildirişim öğeleri tanıtıldı... The Graphic Impretive'den Seçmeler sosyo – politik içerikli afişlerin son 40 yılına bakan bir retrospektif sergi idi...Hackers and Haute Couture Heretics: Moda Atölyeleri modanın nasıl değiştirilebileceğini ve dönüştürülebileceğini araştırıyordu. Galeride gerçekleştirilen bir dizi atölye çalışmasında, moda sistemi içinde yeni uygulama şekilleri arandı, sistemi dönüştürmenin yollarını bulmak için parçalanarak incelendi...Tarazi Design studio: Kişi-Başına başlığını taşıyan sergi, bir tasarım yerleştirmesiydi ve izleyici/katılımcıya yirminci yüzyılın ortaya koyduğu geleceğe dönük, kafa karıştırıcı bazı sorular yöneltti...Lifli Oda; Strüktüel Mantığı Araştırmak uzun soluklu bir projenin bir aşamasına işaret ediyordu. Süreci gözler önüne sermeyi hedefleyen sergideki prototip zaman içerisinde gelişti... Sürdürülebilirlik için Moda başlıklı sergi modayı, sürdürülebilirlik adına değişim için pozitif bir güç olarak ele aldı. Sergi, altı ana sürdürülebilirlik temasıyla uluslararası uzmanların davetli olduğu bir dizi galeri sohbeti ve atölye programı çevresinde yapılandırıldı... Türbülanslı Topolojiler başlığını taşıyan sergi, Marcos Novak'ın 1995 yılında yayınladığı "Mimarlığı İletmek: Fiziküstü Şehir" ile diğer makale ve projelerde geliştirdiği temaların bir uzantısı niteliğini taşıyordu. GG, Türbülanslı Topolojiler'i İstanbul'dan sonra Venedik'teki Mimarlık Bienali paralelinde Bevilacqua La Masa Foundation'ın Palazzetto Titto mekanında sergilendi... Becoming İstanbul başlıklı sergi GG ve Alman Mimarlık Müzesi (DAM, Farnkfurt am Main) işbirliğiyle DAM'da gerçekleştirildi. Sergiyle birlikte çok sayıda yazarın katılımıyla bir de kitap yayınlandı.


"İstanbullaşmak", kentin güncel değişimini 152 farklı madde üzerinden ele almayı deneyen çok yazarlı bir başucu kitabı. Maddeler bugünkü İstanbul'da tartışma başlığı, çoğunlukla da kaygı konusu oluşturan bir dizi sorunsalda odaklanıyor. Bu sorunsallar İstanbul'un bugününü ve metropole dönüşme sürecini gözlemleyenlerin kullandığı kalıp yargılar, açıklama örüntüleri, stereotipik yakınmalar, en genelde söylemsel ifadeler olarak özetlenebilir. Maddeler editörlerin hazırladığı uzun bir listeden yazarlar tarafından seçilerek kaleme alındı; bir kısmını ise yazarlar önerdi. Kitap, alfabedik bir dizim çerçevesinde örgütlenmiş olsa da, bir ansiklopedinin kapsayıcı yapısına ve akademik tutarlılığına sahip değil; amaçlanan da bu olmadı. Yazarlara yukarıda belirlenen genel yaklaşıma ve öngörülen hacim sınırlamasına uymak dışında hiçbir kıstas tanımlanmadı. İstanbullaşma'yı olabildiğince zengin bir açılımla anlatmak amacıyla, yazar profili de geniş bir çeşitlilik içeriyor. Yazarlar arasında mimarlar, müzisyenler, kent planlamacıları, aşçılar, aktivistler, sosyologlar, iktisatçılar, sinema eleştirmenleri, edebiyatçılar, müzeciler, coğrafyacılar, gazeteciler, antropoglar, tarihçiler, turizmciler var.
Bu kitap ayrıca İngilizce ve Almanca olarak temin edilebilir.


Bu kitap, 20. yüzyıl Türkiye mimarlığının belki de en önemli adı olan Sedad Hakkı Eldem'in çocukluk ve erken gençlik yıllarında odaklanıyor. Onun Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki hocalık döneminin öncesini, yetişme evresini ve henüz mimar olmuş halini anlatıyor. 1908-1930 arasında uzanan söz konusu dönem, aynı zamanda da, mimarın doğumundan itibaren Türkiye, İsviçre, Almanya, Fransa ara kesitinde gerçekleştirdiği kültürlerarası ya da kültürlerüstü bir dolaşımla tanımlanıyor. Bu dolaşım, üç dilin (Türkçe, Almanca, Fransızca) içselleştirilerek gündelik yaşamda kullandığı gerçek bir serüven. O çerçevede, önce bir çocuğun, sonra mimarlık heveslisi bir gencin, ardından bir mimarlık öğrencisinin ve nihayet Avrupa'da birkaç yıllık bilgilenme turu atan genç bir mimarın oluşumu, zengin bir görsellik içinde izlenebiliyor. Ülkeler, diller, kültürler arasında yürütülmüş bir kimlik ve kişilik inşası bu. Öte yandan da, ulusal aidiyet tanımı yapmaya pek az hevesli bir geç Osmanlı üst sınıf üyesinden, ulusalcı söylemler üretecek bir erken Cumhuriyet aydınına doğru uzanan bir değişim süreci...


|